Ben hamile olduğumu adetim gecikmeden önce early test ile öğrenmiştim. Eczanelerden temin edebileceğiniz adet gecikmesinden 6 gün öncesine kadar doğru sonuç veren hamilelik testi sayesinde öğrenmiştim. Sonrasında Medical Park Fatih Hastanesine kan testi yaptırmak ve muayene olmak için gittim. Kadın Doğum Doktoru Ayşegül Sofuoğlu’na randevu almadan muayene olma imkanınız olmuyor çünkü randevuları genellikle dolu. Ben de Kadın Doğum Doktoru Tülay Çağlar’a muayene oldum. Kan testi istedi sonucunu aldım ve gebe olduğumu öğrendim. Sonraki gün kanamam oldu bir daha Tülay Çağlar’a gittim. Bana düşük olmaması için bir ilaç verdi. Hamilelik çok hassas bir süreç ve doktorunuzun bu yolculuğunuzun kaptanı. O yüzden onun yanında kendinizi rahat hissetmeniz ve ona güvenmeniz çok önemli. Daha da önemlisi doktorunuzla iletişiminizin sizi mutlu etmesi gerekir. Tülay Çağlar’la böyle bir iletişimi tutturamamıştım. Ayrıca onun verdiği ilacı da kullanmamıştım ve düşük de yapmadım. Dr. Tülay Çağlar’dan memnun kalmadığım için doktorumu değiştirmeye karar verdim. Ben Ümraniye’de oturmama rağmen arkadaşlarımın tavsiyesi üzerine yine Medical Park Fatih’te Kadın Doğum Doktoru Ayşegül Sofuoğlu’na randevu aldım.

Medical Park Fatih Hastanesi özel bir hastane olduğu için devlet hastanelerinden farklıdır düşüncesi oluşuyor ister istemez. Çünkü belli bir miktar ücret vererek muayene oluyorsunuz. Eğer bu hastaneye gidecekseniz böyle düşünmeyin. Devlet hastanesinden farkı yok. Gerek hizmet gerek bina olarak daha iyi devlet hastaneleri gördüm. Ben hamilelik takibimi bu hastanede yaptırdığım için diğer hastalıklarım da da bu hastaneye gelmiştim. Her seferinde randevu dahi alsam randevu saatimde muayene olamadım. Zaten ilk başta kayıt açtırırken sorun başlıyor. Hastane çok kalabalık ve kayıt sırasında hep kuyruk var. Çalışanlar da güler yüzlü değil ve çok yavaş. Ancak bu durum her Medical Park’ta böyle değilmiş. Eşim için bir gün Göztepe Medical Park’a gitmiştik. Fatih Medical Park’ın aksine her şey nizamiydi. Velhasıl sen neden bu kadar çok şikayet ettiğin hastaneye gittin derseniz tek nedeni: Kadın Doğum Doktoru Ayşegül Sofuoğlu.

Ayşegül Sofuoğlu’na randevu günüm geldiğinde gittim ve gerçekten memnun kaldım. Gerek tatlı dili gerekse tıbbi bilgisi beni yeterince tatmin etmişti. Ve onda devam etmeye karar verdim. Ancak Ayşegül Sofuoğlu’na randevuyla gitseniz dahi 2-3 saat beklemek zorunda kalabiliyorsunuz. Çok yoğun bir doktor ve zaten hastanenin de sisteminden kaynaklanan bir yavaşlıkta eklenince bekleme süresi can sıkıcı olabiliyor. Eğer beklemeyi sevmiyorsanız ne Medical Park Fatih’i ne de Ayşegül Sofuoğlu’nu size tavsiye etmiyorum.

Ayriyeten çok yoğun bir doktor olduğu için her zaman aynı sıcaklıkta olamayabiliyor ya da bazı söylenmemesi gereken şeyleri söyleyebiliyor. Mesela gebelikte detaylı ultrason yaptırılabiliyor. Ben bebeğim fazla ultrasona maruz kalmasın diye yaptırmama kararı almıştım. Doktorum yaptırmadığımı öğrenince “Bebeğinin kalbinde bir şey çıkarsa bana gelme” demişti. Çok üzülmüştüm böyle demesine ancak onun yoğunluğuna ve bilgilendirmesi gerektiğine inandırmıştım kendimi. Yani keşke demeseydi böyle bir şey ama kimse mükemmel değil.

Ayrıca hiç ilaç yanlısı bir doktor değil. Ve bir çok tartışmaya yol açan şeker yüklemesini de hemen yaptırmaktansa önce  başka yöntemler deniyor.

Hamilelikte şeker yüklemesi ile ilgili yazım için tıklayın.

Diğer bir iyi yanı da şu ki; bir çok doğum gerçekleştirmiş çok tecrübeli bir doktor ve en önemlisi normal doğumu destekliyor. Benim bebeğimi normal doğurtmak için 42. Haftaya kadar bekledi. Devlet hastaneleri sezeryanla doğumu mecburi olmadıkça yapmıyorlar. Ben devlet hastanesinde de muayene olduğumda bebeğimin iri olduğu için normal doğumun riskli olacağını söylemişlerdi.

“Kilolu bebek normal doğar mı?” başlıklı yazım için tıklayın.

Buna rağmen Ayşegül Sofuoğlu bebeğimi 42. Haftada suni sancıyla normal olarak doğurmama vesile oldu.

Doktorumdan gayet memnundum ancak hastane tam bir rezaletti. Doğum yapacağım gün 30 Nisan suni sancı verilmek için yatışı yapıldı. Ben hep doğum başlayana kadar yanımda eşim olur diye düşünmüştüm ancak o an öğrendim ki sancı odasına erkek alınmıyor. Ebelerde hastaların odalarına odalarda yeterli materyal yok diye inemiyor. Ben sancı odasına geldiğimde ikinci rezalette şuydu: sancı odasına geldiğimde başka bir gebe daha vardı. Ona da suni sancı takılmış. Zaten küçücük bir sancı odası var. Pilates topumu getirmiştim üzerinde vakit geçiririm rahatlarım sancı çekerken diye. Ama ne mümkün. Küçücük odaya iki yatak koymuşlar iki gebenin de yakınlarından sadece bir kişi girebiliyor içeri. Dönüşümlü girmeye de izin vermiyorlar. Tam bir hayal kırıklığı olmuştu benim için. En mahrem anlarına başkaları da şahit oluyor. Yani o zaman neden özel hastanede doğum yapıyorum ki? Devlet hastanesinde de şartlar aşağı yukarı bu şekilde zaten. Yanımdaki gebeye suni sancı verildikçe bebeğinin kalp atışları zayıfladı. Benim ise sancılarım durmadan şiddetlendi. Bu sefer ikimiz birbirimizden etkilenmeye başladık ister istemez.

Ebeler hiç bir şekilde yönlendirme yapmıyor. Sancıyı ne şekilde nasıl atlatırsın hiç bir yol göstermiyorlar. Kendi hallerinde biri oturmuş tezini yazıyor. Biri kendi halinde. Benim sancılarım her geçen dakika artarken yanımdaki gebeyi Ayşegül Sofuoğlu apar topar sezeryana aldı. Çünkü bebek suni sancıyı kaldıramadığı için kalp atışı zayıflamıştı. Bunların hepsi benim gözümün önünde gerçekleştiği için moralman etkilenmiştim. Neyse ki küçücük oda artık bana kalmıştı. Sancım gittikçe şiddetleniyor artık dayanılmaz bir hal alıyordu. Gerçekten dayanamıyordum. Ebe hiç bir şekilde benimle ilgilenmiyordu. Oda da yerler ıslaktı ve ayaklarım kaydığı için düşme tehlikesi geçirmiştim bir kaç kere. Yanımda sadece kardeşim vardı. Eşimin gelmesini istedim. Oda da başka gebe kalmadığı için 10 dakika kadar eşimi içeri aldılar. Sonra yine kardeşimle kaldım. Saat 17 de ebe değişimi oldu. Ebe dedi ki bu ne hal bu kızcağız üşütür yerler ıslak üstü ıslak temizleyin üstünü değiştirin dedi. O zaman anladım ki diğer ebe hiç ilgilenmemiş.

Neyse artık yerimde duramıyordum. Doktoruma “Artık dayanamıyorum beni sezeryana alın.” derken onun kollarından tuttuğumun farkında değildim. Epidural de yapmıyordu doktorum. Çünkü bebeğin başı doğum yoluna inmemişti. “Hiç inmeyedebilir boşuna epidural yapmış oluruz.” dedi. Tek seçeneğim kalmıştı dayanmak…

Zaten normal doğurmak için bu kadar mücadele veren ben değil miydim? O kadar zor bir sancı süreci geçirdim ki anlatamam. Ah analık…

Sancı sürecimin ne kadar zor geçtiyse doğumum o kadar hızlı oldu. Hemen canım bebeğimi koynuma koymuşlardı. O an insan kendini bütün yüklerinden arınmış hissediyor. Ve benim annelik serüvenim böylece başladı.

18.30 da bebeğim dünyaya geldi ertesi gün sabah hastaneden çıkış yaptık. Hastane odamız çok soğuktu. Bebek hemşiresinin hakkını yiyemem o gayet ilgiliydi. Bebeğe mama verelim mi diye soruyorlar. Ben kabul etmemiştim. Emzirmekte ısrarlı olun. Israrlı oldukça ve kendinize güvendikçe sütünüz gelecektir inşallah. 2018 yılında Medical Park Fatih Hastanesinde normal doğum ücreti SSK’lıya 3000 TL idi.

Asla ve asla tek kuruşu hak etmeyen bir hizmet gördüm. Doktorum haricinde hiç memnun kalmadım. Hiç bir yakınıma tavsiye etmiyorum. Allahım bir daha da düşürmesin.